14 Ocak 2012 Cumartesi

Atatürk Batınilik ve Cifr

Atatürk Bâtınilik ve Cifr
 
Milli mücadele savaşı veriliyordu. Birçok meşakkat ve çileden sonra Yüce Allah, Türk Milletini muzaffer eylemişti. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, bu savaşların beyniydi. Ve nihayet TBMM dualarla açılıyordu. Tarih 23 Nisan 1920 idi.
 
TBMM’yi açan eller, dua için havaya kalkmıştı. Türk tarihinin bu önemli anı, ölümsüzleştirilmek üzere fotoğraflanmıştı. Herkes çok mesut ve bahtiyardı. Herkes haklı bir gurur taşıyordu. Dualar edilmiş, “âmin” denilmişti. TBMM’nin açılış  fotoğrafını çeken kişi, ilk iş olarak resmi tab ettirip, Gazi Paşa’ya  bu açılış fotoğrafını sunmuştu.
 
Yüzlerce kitap okumuş, tarihi ve mistik araştırmalarda bulunmuş olan Gazi Paşa; Batıniliğe de çok büyük ilgisi vardı. Genç bir subayken bu konuda dersler de aldı. Derslerin içersinde cifr ayrı bir yer tutuyordu.
 
TBMM’NİN AÇILIŞINDAKİ FOTOĞRAFTAKİ SIR:
 
Gazi Paşa, TBMM açılırken dua edilirken çekilen ve kendisine getirilen bu fotoğrafı Ankara’da kendisine ziyarete gelen, aslen İstanbul Eyüp’te ikamet eden, Melâmi meşrep Şeyh Efendi’ye göstermişti. Bu Şeyh Efendi’nin ilmine Gazi Paşa çok önem veriyordu. Batınilik üzerine yaptığı araştırmalar, edindiği tecrübeler bu konuda Gazi Paşa’ya bir fikir, bir ölçü veriyordu. Melâmi meşrep kişi fotoğrafı eline aldı. Fotoğrafa şöyle bir göz gezdiren bu kişi, cebinden çıkardığı kâğıt kalem ile bir şeyler yazdı çizdi.
 
BÖYLEYKEN, BÖYLE OLACAKSIN
 
"Bakmak var görmek var ve ilim bilmek var." Gazi Paşa’ya, elindeki fotoğraf üzerinde bazı  ayrıntıları gösteren bu Şeyh, Paşa’ya, “Böyleyken, böyle olacaksın” dedi.
 
9-10 Kasım 1938 tarihini ve 9-10 Kasım 1939 tarihini vererek; "Allah en iyisini bilir Paşam," dedi. Gazi Paşa; gözlerini hafif göğe kaldırarak, ve hafif bir tebessümle “Allah’ın dediği” olur, dedi.
 
NEYDİ GÖSTERİLEN FOTOĞRAFTAKİ SIR.
 
Meclis ne zaman açılmıştı? 23 Nisan 1920 tarihinde. Şimdi Atatürk’ün şu resmine dikkat edin:




Lütfen belli bir mesafeden, gözünüzü kısarak Atatürk’ün bu kafa resmine dikkat edin. Bir müddet bakın. Ne göreceksiniz? Atatürk’ün bu suret resmi size neyi gösteriyor? Şimdi buraya kadar olan sözlerimize virgül koyarak devam ediyoruz.

 
Yine Atatürk’ün bu resmi ile beraber diğer resimlerini ve vefat etmiş haldeki resimlerini koyuyoruz. Bir de  bunlara birlikte bakınız; 




 
 
İlk baştaki resimlerle diğer resimleri yan yana koyduk. Bir de gözünüzü hafif kısarak bu resimlere bakınız lütfen. Şimdi ne görüyor sunuz?
 
Evet, buraya da virgül koyuyoruz ve yazımıza devam ediyoruz. İşte fotoğraftaki sır: Aslında yukarıda yayınladığımız ilk fotoğraf yani Atatürk’ün suret resmi dediğimiz, Atatürk’ün suret resmi değildi.
 
Melami Şeyhi, Meclis’in dualarla açıldığı gün çekilen fotoğrafta yani, 23 Nisan 1920 tarihli  şu fotoğraf üzerinden o keşifleri yapmıştı. 








Melami Şeyhi,  o gün ellerini açıp dua eden Gazi Paşa’ya şöyle demişti. “Bu fotoğrafta senin iki resmini görüyorum. Bir normal dua eden, kalpaklı halin yani asıl halin, bir de arkanda başının üzerindeki daha sonraki zamanlarda milletinin senin fotoğraflarını çekeceği hali.”
 
Aslında Melami Şeyhi’nin ikinci söylediği Atatürk sureti, ilk başta Atatürk sureti diye verdiğimiz resmi işaret etmişti. Aslında Atatürk’ün o suret diye Melami Şeyhi’nin ve bizim ilk başta koyduğumuz resim, ilk Meclis’in pencerelerinden başka bir şey değildi.
 
İşte bu yüzden : “Bakmak var görmek var.” Dedik.
 
Değerli okurlar, Batınilik işte her şeyden mana çıkarma ilmidir. Çok derin bir konudur.Gördüğümüz, baktığımız her yerde birçok işaretler bulunur. Ayeti Kerime’de “Yeryüzünde nice işaretler vardır, fakat üzerine basıp geçerler” ilkesi ile asıl olan işaretlere basmadan görmektir.
 
Bu anlattığımız Batıniliğin sadece bir cüzüdür. 7 sene zarfında 1000’e yakın ama gazetelerden ama önemli olaylardan birçok fotoğrafı manalandırdık fakat toplumun buna hazır olduğunu düşünmediğim için, belki ilerde öyle sırlı fotoğraflar yayınlarız ki, birçok sırlar açığa çıkar.
(Burada anlattığımız Batınilik, sapkın olarak bilinen Batınilikten farklıdır. Burada kastedilen Batınilik; mana, metafizik ve ledünü içermektedir. Üstelik biz burada okyanustan  sadece bir damla sunduk.)
 
Şimdi de ehli için bazı bilgiler verelim
 
Şimdi Melami Şeyhi’nin bu fotoğrafa bakarak Gazi Paşa’ya verdiği tarihe gelelim.
Bu fotoğraf 23.04.1920’de çekilmiştir. Şimdi tarihlere bakalım:
 
O zamanki Şeyh, ebced ve cifr metodunun sayı toplam ve çıkarma metoduna göre  bazı tarihleri Atatürk’e verdi dedik. İşte ehli için küçük bir iki örnek:
 
Not:Cifr karesinde duruma göre bazen sağdan bazen soldan sayılar çıkarılıp arttırılabilinir.
 
23  →2+3=5
23.04
2+3=5+4=9
9
23.04.1920
 
1920 rakamının 19 ile 20’sini topluyoruz:
19+20=39
 
9.1939 tablonun çok karışık olduğundan dolayı, uygulamalı anlatıldığı zaman anlaşılacağı için Hesaba devam etmiyoruz. Kabaca şunu söyleyeyim.
 
23 Nisan 1920 tarihi cifr numorolojisinin metotlarına göre (bilenler için) şu tarihleri veriyor:
 
9 Kasım 1939
9 Kasım 1938
 
Atatürk’ün vefatı 10 Kasım 1938
 
Taktir sizin.
 
Saygılarımla.
 
Oktan Keleş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder